bulud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bulud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2011 Pazartesi

Sen çok yanlış gelmişsin

 blogumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz falan derken, merak ettim, biz bulunmadığımız süre zarfında kimler ne için gelmiş, neyi aratarak gelmiş diyerekten;




sonrasında yönlendiren linke tıklıyorum. bu dakikadan itibaren ben susuyorum link konuşuyor adeta;



     




28 Eylül 2011 Çarşamba

nasıl lan resurekşın


gidenler oldu, ha keza gelenler de oldu, olmadı değil. sonuç olarak devam ettirmeden duramazdık bu amaçsız blogu, merhaba.

30 Ocak 2011 Pazar

biri robot mu dedi?

 uçan arabalar,nano-teknoloji felan öyle çok da heyecan yapmaya gerek yok.işte hepi topu budur geleceğin;


               

gördüğünüz gibi gözlük dışında işe yarar pek bişey yok.o gözlüğün de ne s.ke derman olduğu muamma zaten.eldeki insan suratlı balık olduğu iddia edilen cisim aynı,yayınlanan bu içi boş haberler aynı,bıyık aynı.kısacası rahat olun.

29 Aralık 2010 Çarşamba

asla


bi çok yerde rastlarım şu resme bizim sınıfta da vardı lisedeyken.kime ne mesaj veriyodu bilmem de bana hayatı paint in klasik renkleriyle zehir ederdi her görüşümde.şu beni daha çok gaza getiriyor mesela ;

harun yoh ya

şimdi tüm her şey bi yana adnan oktar diye bi gerçeklik var yeryüzünde.aynı senin benim gibi yiyor geziyor felan.aramızda yani.süper bi özgüveni var.ciddiyim.aynısı bende olsun isterdim bak.ciddi.hayır o özgüvenle gidiyor bi programda mehdi olduğuna getiriyor lafı.özelliklerini sayıyor işte mehdinin,yay kaşlı,açık alınlı bilmem ne.sonra kombosunu kendisinin o tiplmeye uymadığını söylerse yalan söylüyor olacağıyla bitiriyor.


mesela hanginiz evrimi çürütmeyi seçecek olsanız yukardaki fotoyu kullanırsınız?evet baya baya kıçından olta ucu çıkmış bi balık yemi.o kullanıyor.özgüven demiştim işte..programı var bi de ne güzel.her bölüm ayrı şenlik de zaten,izlediğim 20 dakika içerisinde bi yerde programın akışını bırakıp arkadaki balıkla konuşmaya başlıyordu.ilginç bi kafa yapısı.bu kadar.ne diyebilirim,ben de insanım bi yerde beynim tekliyor tabi.evet.

                                            

23 Aralık 2010 Perşembe

wikipedia kafası

hepsi japon bence

sahnenin arkasında bambaşka şeyler dönüyor nasıllancılar..mesela bi tane singapurlu ziyaretçimiz var.bi tane dediysem öyle sürekli girip çıkan cinsten diil bu.baya baya,bildiğin bi kere girmiş çıkmış lan.




ben bu adamın hayatını çok merak ediyorum mesela.nasıl bi kafayla girdin buldun bi de utanmadan çıktın gittin.gerçi olsa olsa şöye bi'şeydir lan:

                      
                                   tamam neyse..telaşa gerek yokmuş..

16 Aralık 2010 Perşembe

kombo

 bazen feysbuk git-gellerinin kurbanı olurum ya da başka sosyal ağlarda(yesinler) da denk geldi bana gerçi.yazdığım şey gitmez ben de tekrar yazmak zorunda kalırım.hah.mesele tam burda başlıyor.aynı cümleyi tekrar yazamıyorum.karar değiştirip aynı şeyi farklı bi şekilde belirtiyorum.niye böyledir bu çözemedim.fena bi kararsızlık hissi..benim ertesi günkü  dersleri öğrenmek adına debelenişimde üst üste kurduğum cümleler şunlar oluyor mesela:


   -yarın neler var lan?                                                     
   -hangi dersler var yarın?(çok samimi olmadığını düşünüp lanı kaldrımış)
   -yarınki dersleri biliyo musun lan?(eeh sktiret koy "lan"ı gitsin denmiş tekrardan)
       
oysa ben sanıyorum ki son yazdığımız gidicek.yok öyle bişey.karşı taraf çoğu kez üç mesajı da almış oluyor netin gelmesiyle.sonuç : buram buram karaktersizlik kokan sorular serisi.


işte bugün bi darbe daha aldım inanır mısınız.kendimi daha da yalnız hissettiğim bişey oldu.emre üç cümle arka arkaya hiç birini değiştirmeden hem de,bana yazıp durdu gidip gelen internette.bakınız:

 
ayrı olan -de ye bile dokunmadan üstelik.sinir krizleri içerisinde ağlayarak çıktım feysbuktan.(evet emre bilerek çıktım bunu da itiraf ediyim burdan) hayat neden bazılarımıza böylesin? diye bi feveranla bitireyim o zaman.ya da durun..neyse.bitti.
                                                                                                           
                                                                                                   -kararsız boy-2010     

15 Aralık 2010 Çarşamba

ağzı olan


                                  *üst kısımdaki yazılar pink floyd'un "keep talking"parçasına ait sözler.sonra şeyolmasın da..

justin bieber tıriloci

 bunu bi üçlemeye tamamlıyım dedim

14 Aralık 2010 Salı

üni

resimdeki oda arkadaşım emre.veterinerlik okumakta kendisi.bi ara muhabbeti geçmişti,tıpçıların ilk sene iskeletle fotoğraf çekmemesinin zamanda kırılma yaratacağı gibi,"siz de koyunla,tavukla mı çekiyosunuz ya ehahah"şeklinde bi çıkışım olmuştu.tabi fotoğrafı görmeden olmuştu bu.bu adamlar bunun kafasını yaşıyolar işte.vay be.

13 Aralık 2010 Pazartesi

hayırlı sahur is everything



  başta emre olmak üzere nasıl lancılar'a açık mektup:  
         peki ya geldiğiniz gazla yukardaki gibi bi durumla karşılaşsaydınız?bunlar başımıza gelmez sanıyoruz "yok abi yeaa filmlerde olur öylesi şeyler"diyoruz.e bu iki adam da benim listemde?..bir baltalı ilahın hangi köşe başından çıkıp baltasını savuracağı belli olmuyor.impossible is nothing mi?..töbe diyin.
                                                                         ..hayırlı günler reisler..

11 Aralık 2010 Cumartesi

kafa bu

şimdi,bi başlangıç yazısı olarak,insan bazı bilgiler verir zaten karşı taraf da bunları bekler.şu nedenle kurulmuş bi blogdur ya da değildir.bu.kesin şeyler yani anladın?yok,öyle olmuycak bu yazı,hani baştan belirteyim de sonra şeyolmasın.fark ettiğimiz şeyler olur bazen bunu öyle herkes de algılayamaz,huzursuzluk hissederiz,hayatın bu saçma basitliği huzursuz eder,herkes mutludur bu akış içerisinde oysa.ama ortada kabullenilmiş bariz saçmalıklar mevcuttur.teletabileri izlerken bi zamanlar(evet ne var?)her şeyin haddinden fazla yolunda gitmesi beni ürkütürdü.ürkütmek de diil lan direk diken üstündeydim.herkes çocuk kafası şeklindeki güneşi gördükçe güler,bense soğuk terler dökerken "g-günneş..nasıl ya?..kafa.?"tarzı IQ seviyesi maksimum 2 haneli olan bi insanın sarfedeceği kelimeleri üst üste söylerdim kendime.işte bu kabullenilmemiş mutlulukların ilk farkındalığı oldu bende.evet örneğimizi de verdik.biraz tırt oldu ama olsun.ben biraz da bu saçma kabullenilmişlikleri aktarma ihtiyacı hissetmemle burdayım sanırım,çoğumuz gibi..zaten yazıcaz,çizicez bişeyler blogun zamanla nasıl bişey olduğu belirginleşir diye düşünüyorum.hem içeriği bunca güzel insanla doluyken gayet de nefis olur lan bence?