demir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
demir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Dertli Dertli Çal Youtube...

Youtube'u en verimli şekilde kullananlar tartışmasız orta yaşlarda arabesk şarkılar dinleyenler. İşte samimiyet işte gerçek hüzün.


27 Şubat 2012 Pazartesi

Dislike'ını verdim canım kardeşim.

Youtube'da herkes tarafından çok sevilmiş güzide şarkıların "top comments"ine baktığımda genelde dislike yapanlara saydıran yorumlar görüyorum. ya da hep ben denk geliyorum, bilemiycem şimdi ama artık bu tür yorumlar için de ayrı bi seçenek sunulmalı.


Olan da hep justin bieber'e oluyor. Olsun...

23 Aralık 2011 Cuma

Klişeyse Klişe


Facebook'ta yapılan her değişikliğe benzer tepkiler verilir ama ben bu zaman tüneli olayını hala kavrayamadım şahsen. Çok uğraştım ama kavrayamadım...

2 Ekim 2011 Pazar

Sana Kalbini Ver Çektim...


Yanlızlık yağıyor sanki bu şehre,
Sen mutlu ol, gönlüm alıştı derde,
Dünya kimi kavuşturmuş ki,
BEKLEYECEĞİM ...
Mecnun'un Leyla'yı beklediği yerde...

21 Ocak 2011 Cuma

Sorun!! Ya da durun lan durun, sormayın!

Nice zamandır formspring olayına hafiften bi hevesleniyorum. Fakat durduk yerde dert sahibi olmaktan korkuyorum. Ya da hafiften bi göt kalkıklığından (sözüm meclisten dışarı).

Çünkü farkettiğim kadarıyla formspring kullanıcılarının bir kısmı (bunlar facebook'ta "Nesheli genchlik xDé"ye tekabül ediyor) ya kayıt olur olmaz bişeye bozuluyorlar. Ya da olayı bi panel gibi algılayıp "evet hemen sorulara geçelim, fazla zamanımız yok" moduna giriyolar. Ben öyle görüyorum yani.

Önce bi sakin ol. Bu ne gerginlik lan!


15 Aralık 2010 Çarşamba

Anlıyorsun değil mi?



duymuyorlar sesimi, biliyor musun
kanlar akıyor gözlerimden gören yok
hıçkırıklarım dört duvar arasına sıkışmış
içimde biriken yaşlar kaynıyor

duymuyorlar sesimi, biliyor musun
içimden çığlıklar atıyorum
lanet ediyorum uyandığım her güne
herkes beni sersem bir aşık sanıyor

12 Aralık 2010 Pazar

Hedeflerim büyüktü aslında

Bazen bazı arkadaşlarımın "Emre sen de bi blog açsana yeaa" dediği oluyordu. Aslında uzun süredir aklımda olan bir şeydi, blog yazmak. Ama öyle bildiğimiz bloglardan açmak istemiyordum. Bazen hayalini kurardım. Kimliğimi gizleyerek blog yazıcam. Medya hep beni takip edicek, ne biliyim "gizemli blog yazarı gündem hakkında yine inanılmaz açıklamalar yaptı." diycek. Yaptığım sivri dilli açıklamalardan dolayı peşime düşücekler, gibi. Ne yalan söyliyim hala saf gibi inanıyorum buna. Ama iki dakika önce bulut'un gönderdiği davetiyeye kayıt olmaya çalışırken "hizmet şartları" yazan yer tüm umutlarımı aldı götürdü. Bi yerde aynen şöyle diyodu;

2. Doğru Kullanım. Hizmet’in kullanımına, gönderdiğiniz kayıtlara ve doğacak sonuçlarına yönelik sorumluluğun sizde olduğunu kabul etmiş sayılırsınız. Hizmet’i bulunduğunuz ülkeden ihraç edilen teknik verilerin iletimine yönelik tüm yasalar ile tüm Birleşik Devletler ihraç denetim yasaları da dahil olmak üzere yürürlükteki tüm yerel yasalara, eyalet yasalarına, ulusal ve uluslararası yasalara uygun olarak kullanacağınızı kabul etmiş olursunuz.

Sonuçta teknik veri, eyalet yasası, uluslararası yasalar falan diyor. Nereye gizemli oluyosun. Ayrıca şu yazıyı blog'a nasıl yazıcam diye 15 dakika uğraştım. Benim neyime julian assange'lık. 

Bu blogu da ben açmadım ama olsun hayal kurmak güzel şey tabi. Şurda biraz blog olayını kavrayıp tüm federalleri peşime takıcam, görüceksiniz.